Ana Sayfa

ResimLer

Forum

Videolar

Cinsellik

Arama

Rejim

KateGoriLer

Ana Sayfa
AstroLoji&BurçLar
Aska Dair Hersey
BilmeceLer
CinseLLik
IRc KomutLarı
FilmLer
FıkraLar
GüzeL SözLer
HaberLer
HikayeLer
Kadinca
Msn Messenger
ÖdevLer
 ProgramLar
ResimLer
 Rüya TabirLeri
SaGLık
 VideoLar
 Yemek TarifLeri
Sarkı SözLeri
 SiirLer
isLam
 Müzik iNdiR
Doviz KurLarı

Burç ÖzeLLikLeri

 ALLahu EkBer .

   

Okunma

648



 
img166/9635/allahsirpe9.jpg



besmele.gif

 

 









Duadan bıkkınlık göstermeyiniz.
Çünkü dua ile beraber olan hiç kimse helak olmamıştır.

DUA
Dua iki şekilde tecelli eder:
ya bizi korkutan şeyi ortadan kaldırır.
Yahut da onu yenmemiz
için bize güç
ve cesaret verir

SABIR
Bedende baş ne ise,
imanda da sabır aynıdır.
Başssız beden olmayacağı
gibi,
sabırsız da iman olmaz.

SABIR
Her söz için doğruluk,
her doğruluk için iş,
her iş için de sabır gerekir.

ŞÜKÜR
Şükrü eda edilen az bir mal,
şükrüne takat getirilmeyen
çok maldan daha hayırlıdır.

ŞÜKÜR
Şükür; gönlünün,
nimeti veren Allah'u Teala'ya
tam bağlı olmasıdır.

NEFİS
İsyanınız nefsinize,
itaatiniz Rabbinize olsun.

NEFİS
Nefsine dizgin vur ve bin,
aksi halde o sana yüklenir.

ÜMİT
Güçlük kolaylıkla beraberdir,
kendine gel, ümidi bırakma!
 Akıllı insan bilir ki,
ölümün arkasında bile daha
güçlü bir hayat beklemektedir.

ÜMİT
Akıllı ve uyanık olun;
sizi ümitsizliğe götüren
hadiseler,
saadete de götürebilir.

HAKKI TAVSİYE
Başkasına iyiyi,
doğruyu söylemek.
Allah'ın emir
ve yasalarını
insanlara tavsiye etmek.
Bu, müslümanın önemli bir prensibidir.
"Âsr'a yemin olsun ki insan gerçekten ziyan içindedir.
Bundan ancak iman edip
salih ameller işleyenler,
birbirlerine hakkı
ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır"
(el-Asr, 103/1-3).

İnsan, kendisini yaratan
yüce Allah'ın emirlerini
yerine getirmek ve
yasaklarından kaçınmakla mükelleftir.
Kişi bu emir ve yasaklar
karşısında birinci derecede
kendi nefsinden sorumludur.
Ancak insanın "nemelâzımcılık" ruhuyla ve "bana dokunmayan
yılan bin sene yaşasın" zihniyetiyle bu ilahî emir ve yasakları sadece kendi nefsinde yaşayıp, diğer insanların bunları uygulayıp uygulamamalarına seyirci
kalması İslâm'a göre
câiz değildir.
Aksine bu emirlerin,
başta aile fertleri olmak üzere
diğer insanlar arasında
da tatbik edilmesine var gücüyle çalışması ve yasakların işlenmesine engel olması gerekir.
Bunu yaptığı takdirde ancak âyet-i kerimede belirtilen hakkı tavsiye görevini yerine getirmiş sayılır.


Bu âyetler dehşetli bir
tehdidi ihtiva etmektedir.
Zira Cenâb-ı Allah, bütün insanların ziyan ve
zararda olduğunu ve bu zarardan kurtulmanın
zikredilen
dört şeye bağlı olduğunu hükmetmiştir ki bunlardan
birisi de başkasına hakkı
tavsiye etmektir.
Yani insan sadece kendi
nefsiyle yetinmemeli,
aynı zamanda başkasını
dinî vecibeleri yerine
getirmeye davet etmeli,
ona nasihat etmeli, emr-i bi'lma'ruf nehy-i
ani'l-münker görevini yerine getirmeli ve kendi nefsi için sevdiğini başkası için de sevmelidir.
Böylece başkasının da Allah'a itaat etmesine vesile olur ki din ehlinin yapması gereken de budur.
Bundan dolayı Cenab-ı Allah: "Ey iman edenler!
Kendinizi ve ehlinizi
öyle bir ateşten koruyun ki onun yakıtı insanlarla taşlardır" (et-Tahrîm, 66/6) buyurulmuştur.
Buna göre hakkı tavsiye etmek, dine ait ilim ve ameli tümüyle kapsamaktadır (Fahruddin er-Razî) Mefâtihu'l-gayb, (90-91).



"Hakk" kelimesi "batıl"ın zıddıdır. Genellikle bu, iki manada kullanılır: Birincisi, doğruya, adalete uygun ve gerçek sözdür. İster akidevî iman ile ilgili olsun, ister dünyevî meseleler hakkında olsun aynıdır. İkincisi, insanın, yerine getirmesi gerekli olan haktır. O, Allah'ın hakkı, insanların hakkı veya nefsinin hakkı olabilir. Hak kelimeyi tavsiye etmenin anlamı, mü'minlerden oluşan toplumun, hakka karşı batılın yayılmasına seyirci kalmayacak kadâr duyarlı olmasıdır. Bu gibi toplumlarda ne zaman ve nerede batıl baş kaldırsa, hak kelimesini söyleyenler seslerini yükseltmelidirler. Toplumda her fert sadece kendisi, hakkı, doğruluğu ve adaleti yerine getirmekle kalmamalı, aynı zamanda bunu başkalarına da tavsiye etmelidir. Bir toplumu ahlâkî düşüş ve çöküşten korumak ancak bu şekilde mümkün olur. Eğer toplumda bu ruh yoksa toplum hüsrandan kurtulamaz. Şahsî olarak hakk üzerinde bulunanlar, toplumun bozulmasına seyirci kalmaları sonucu kendileri de hakk üzere kalamazlar, hüsrandan kurtulamazlar. Bu nedenle Maide sûresinde Hz. Davud ve Hz. İsa diliyle İsrail oğullarına lanet edilmiştir. Bu lanetin sebebi, o dönemde Yahudi toplumunda yaygın olan günah işlemek ve zulüm yapmaktan birbirlerini alıkoymamalarıydı. (El-Mâide, 5/78-79). Ayrıca İsrailoğullarının cumartesi yasağını açıkça çiğneyerek balık tutmayla başladıkları, bu nedenle de onlara azap indirildiği, bu azaptan ancak günahı önlemek için çaba sarfedenlerin kurtulduğu açıklanmıştır (el-A'râf 7/163-166). Aynı husus Enfâl suresinde de açıklanmıştır. "Azabı, sadece günah işleyenlerle kalmayacak fitneden sakının"(el-Enfâl, 8/25). Bundan dolayı emr-i bi'l ma'ruf ve nehy-i ani'l münker İslâm ümmetine farz kılınmıştır (Alu İmrân 3/104). Bu farizayı yerine getiren ümmete hayırlı ümmet (Alu İmran 3/110) denilmiştir (Mevdudî, Tefhimu'l-Kur'an (Türkçe tercem'e),  (225).

Peygamber efendimiz (s.a.s.)'e bir adam gelerek "Ya Rasûlüllah! En faziletli cihad hangisidir diye sordu. Rasûlullah (s.a.s.), "zâlim bir yöneticinin karşısında hakk kelimeyi söylemektir" şeklinde cevap verdi (Ahmed b. Hanbel,  3j4).


Müslümanların birbirine hakkı tavsiye etmeleri bir zarurettir. Çünkü hakka sarılmak zordur. Hakkı engelleyen pek çok husus vardır. Nefsin arzuları, menfaatlar, toplumun düşünceleri, azgınların zulmü, karanlık düşünceler ve zâlimlerin adaletsizliği bunlar arasındadır. Hakkı birbirine tavsiye etmek, birbirine hatırlatıp teşvik etmek, gaye ve hedef birliğini dile getirip emanet ve mesuliyette ortak olduğunu belirtmektir. Bu gibi hususlar kişisel gayeleri birleştirerek aynı hedefe yöneltir. Çünkü birlikte çalışıp güçlenmelerini sağlar, bekleyen herkese kendisinden başka da onun bekçilerinin bulunduğunu anlatarak onlara tavsiye etmeyi, onları teşvik etmeyi sağlar. Onlarla birlikte olmak kendisini mahcub etmez, sevindirir. Hakkın kendisi olan bu din ise, birbirine bağlı, birbirini destekleyen, birbiriyle yardımlaşan ve birbirlerine tavsiyelerde bulunan bir topluluğun bekçiliği altında ancak gerçekleşebilir.
Birbirine nasihat edip hakkı tavsiye etmek, kötülüklerin önlenmesinde son derece önemli olduğu için Hz. Peygamber (s.a.s.) bir hadis-i şerifte üç defa tekrarlayarak " din nasihattır" (nasihattan ibarettir) demişlerdir (Müslim, İman, 95).

www.kanal-7.com











yARen


 
Myomlar (Rahimde Ur)


19 MAYIS


yOkLuGumLa iyi GeCinmeye BaKk . .


Damar ŞarkıLar


Zooey DeschaneL İç Çamaşırı videosu


MevLid KandiLi


3 Şubat Çarşamba 2012 MevLid Kandili


LaLe Devri 57. Bölüm Full izle


Yer Gök Aşk Dizisi Son BöLüm izle


Pis Yedili 14. BöLüm Full izlesene


Sohbet Girişi

 

Nick

 

Sifre

Şifreniz Yoksa Boş Bırakın

 
 
      

 

 

sohbet
">

Sohbet - Chat Kanalı - Chat - Chat Kanalları Rejim Rejimdiyetci.com

Copyright © 2009 Tüm HakLarı SakLıdır Turkiye Ajans İnternet Hizmetleri

Facebook'ta Paylaş