Evlilik, kadının ve erkeğin beraber yaşamak üzere karşılıklı anlaşma
ile oluşturdukları sosyal bir kurumdur. Bu kurum sevgiyi, saygıyı,
cinselliği, mutluluğu ve üzüntüyü dahi paylaşmayı içerir...
Evlilik kadının ve erkeğin sahip olduğu temel haklardan bir
tanesidir. Evliliğin toplum tarafından kabul görmesi içinde yasalar
çerçevesinde onaylanması gerekir. Gelenek ve göreneklerde evliliğin
oluşmasını ve yapısını etkilemektedir.
Kadının ve erkeğin sosyal yaşamdaki rolleri daha doğar doğmaz
yetiştirilme tarzları ile başlar. Bu roller toplumsal ve kültürel
farklara göre bazı değişikliklere uğrasalar da temelde aynı
esaslardadırlar. Kadının yapısı itibarı ile daha duygusal olması kolay
incinip kolay sevinmesi hormonları ile ilgili olup bu onun annelik
yapabilmesi için gereklidir. Kadın adet gördüğü zaman veya gebe kaldığı
zaman veya doğum yaptıktan sonra fiziksel olarak eskisine nazaran daha
güçsüz düşer. Bunun sonucunda da erkek koruyucu ve kollayıcı olmak
zorundadır.
Kadın ve erkek ilişkisindeki en önemli şey kadını kadın ,erkeği erkek
olarak kabul etmek ve karşı tarafın istek ve arzularına saygı
duymaktır. Çünkü daha evvelde söylediğimiz gibi daha bebeklikten
itibaren farklı yetiştirilir ve farklı hissetmeye başlarız. Bir kadının
bir erkeğin nasıl düşündüğünü veya bir erkeğin bir kadının niçin farklı
davrandığını anlamasına imkan yoktur.
Çünkü farklı hormonlar etkisi altında olunca karşı cinsin bilemediği
ve anlayamadığı duygular gelişir. Mesela kadınlar erkeklerin niçin seks
isteklerini kontrol edemediklerini ve devamlı seks istediklerini (daha
doğrusu duygusuzca seks yapabilmelerini)pek anlayamazlar. Kısaca
açıklayacak olursak erkeklerde devamlı sperm ( meni ) üretimi vardır ve
bunun depolandığı kesenin kapasitesi eğer hiç boşalma olmazsa yaklaşık
dördüncü günden sonra dolar ve sanki idrar torbanız dolduğunda nasıl
işeme arzusu duyuyorsanız ve bu ilerledikçe rahatsızlık yaratıyorsa,
erkekte eğer boşalmadığı süre dört gün veya daha fazla olursa devamlı
kontrolsüzce seks arzusu duyacak sonuçta belki de saldırganlaşacak ve
hatta istenmeyen olaylarla karşılaşılacaktır.
Bazen ise doğanın bir savunma sistemi olarak ilişki kuramayan veya
masturbasyon yapamayan erkek uykusunda boşalacaktır. Bu gerçeği göz
önüne alarak hanımlarımızın eşlerine olan yaklaşımlarına daha iyi
değerlendirmelerini istiyoruz ve aralarında olabilecek bazı problemleri
cinsellikten uzak durarak onları istedikleri şekilde
yönlendirebileceklerini düşünürlerse en yanlış şeyi yapmış olacaklardır.
Erkeklerde kadınları oldukları gibi kabul etmeli ,onların yaşam
tarzlarına ve duygusallıklarına saygı göstermelidirler, çünkü bu kadının
doğasının bir gereğidir ve duygusal olmayan bir kadın ne erkeğini mutlu
edebilir ne de iyi bir anne olabilir.
O zaman karşılıklı sevgi ve saygı ,birbirinin isteklerini anlama ve
destekleme evliliğin temel şartlarındadır. Farklı iki cinsin arasındaki
diğer insanlardan farklı olan iletişim cinselliktir ve özel olmalıdır.
Evlilikte iki farklı cins arasında geliştiği için en önemli iletişim
aracı, paylaşım cinselliktir. Uyumlu bir cinsellik her iki tarafında
olaylara bakış açısını yumuşatacak ve töleransın artmasına sebep
olacaktır. Cinsellik eşler arasında bir iletişim biçimi olup
birbirlerine karşı olan duygularının sözle ve bedenle ifadesidir. Birçok
kişi için özellikle kadınlar için evlilik cinselliğin başlangıcıdır.
Kişiler o güne kadar toplumdaki cinsiyet rollerini öğrenmişlerdir. Ama
bu konuda konuşmak değer yargıları ve ön yargılar tarafından
zorlaştırılmıştır. Birbirleri ile konuşmaktan kaygı ve isteklerini dile
getirmekte güçlük çekerler. Bunu yok etmek içinde sevgi ,saygı ve
anlayışla birbirlerini anlamaya çalışmalıdırlar. Evlilikte sağlıklı bir
cinsel yaşantı için kadının ve erkeğin kendi vücudunu ve eşinin vücudunu
tanımaya çalışması gerekir.
Karşı tarafın nelerden çekindiğini ve ya nelerden hoşlandığını
dikkate almak,rahatsız olduğu şeyleri yapmamak veya bunun kötü bir şey
olmadığını izah etmek çok önemlidir. Kadın için cinsellikte en önemli
şey kendini güvende hissetmektir hele hele yıllarca bir tabu olarak
büyütülmüş olan ilk gece,ilk cinsel ilişki korkusu ve o gece
yaşayacakları kadının ilerdeki bütün cinsel hayatını etkiliyebilir.
Kadın kendini güvende hissederse, sevildiğini ve sayıldığını hissederse
ancak cinsel istek duymaya başlar .
İlk ilişki sırasında her iki tarafta birbirlerinin bedenlerini yeni
tanıyacaklarından ve nasıl tepki vereceklerini bilmediklerinden yumuşak
ve anlayış ile yaklaşılmalıdır. Özellikle bekaretini kaybedecek olan
hanımlarımız için eşlerinin çok anlayışla yaklaşmaları önemlidir, çünkü
kadın o güne kadar hiç bilmediği bir duyguyu yaşayacaktır ve belki de
canının çok yanacağını düşünmektedir ama biz erkekler olarak eşimize
gerekli güveni verebilirsek, yavaş hareket edeceğimize onun canını
acıtmayacağımıza rahatsız olduğu yerde veya acı duyduğu yerde
duracağımıza inandırırsak, kadında şüphe ve tereddütlerini atacak
,ilişkiye hazır hale gelecektir. Kadın sevgiyle ve güvenle cinselliği
hissedeceği için cinsel ilişkiye girmeden önce ne kadar uzun süre bir
yaklaşım yaşanırsa yani ön sevişme yaşanırsa bu kadını o kadar rahat
hale getirecektir. İlk ilişkide yaşayabileceklerinizi anlatmadan önce
isterseniz bekaret – kızlık zarı ( hymen ) nedir kısaca açıklayalım.
Kızlık zarı, vajina ( hazne ) girişinde kadınlarımızın adet görünceye
kadar ve de cinsel hayatları başlayıncaya kadar vajeni dışardan
gelebilecek mikroplardan ve hastalıklardan korumak üzere doğal olarak
oluşmuş bir yapıdır. Çok çeşitli tipleri vardır. Bazı kadınlarımızda hiç
olmayabilir, bazılarında yarım olabilir , bazılarında ise halk arasında
elastik zar olarak isimlendirilen ve ancak doğumda yırtılabilen
türdendir. Elastik zar esasında ortasındaki deliği cinsel ilişkiye mani
olmayacak büyüklükte olan bu nedenlede kanamaya neden olmayan zardır.
Zarın kalınlığı da çok değişken olup, bazı hanımlarımızda çok ince
yapıda ve erkeğin en ufak hareketi ile yırtılabilen yapıdadır. Bazıları
ise daha kalındır ve zor yırtılır. Zor yırtılan zarlarda kanama miktarı
fazlaca olabilir ,eğer panik yaratacak veya bedensel rahatsızlık
yaratacak boyuttaysalar hemen bir kadın doğum uzmanına başvurularak ,
kanama durdurtulmalıdır. Bazıları ise ilişkide yırtılmayacak kadar kalın
olup bunlar ancak bir hekim tarafından uyuşturularak,acıvermeden
açılmaktadır.
İlk Gece Hissedilenler ve Yaşanan Sorunlar
Kadın hiç yaşamadığı bir duyguyu yaşayacağı için heyecan duymakta ve
aynı zamanda korkmaktadır .Erkek ise belki ilk beraberliğini yaşayacak
veya hayatını birleştireceği kadınla ilk deneyimi olacaktır. Bu yüzden
onda da başarılı olma duygusu ve korkusu hakimdir. Kızlık zarının
yırtılması abartıldığı gibi acı veren bir olay değildir. İlk ilişki
sırasında kadın belki bir iğne batması ve ya sinek ısırığı tarzında bir
acı duyabilir ve ya duymayabilir ve az miktarda pembemsi bir kanaması
olabilir,daha sonra ise daha evvel bilmediği bir dolgunluk ve bası hissi
duyacak zaman ilerledikçe ve güven arttıkça bu dolgunluk hissi zevke
dönüşecektir.
İlişkinin ilk ayında her ilişkide belki başlangıçta çok hafif bir
sızlama veya rahatsızlık duyulacak ama bu kısa sürede kaybolacaktır.
Cinsel hayatınızı daha kolaylaştırmak ve vajendeki dolgunluk hissine
alışabilmek için ilk hafta belirli aralıklarla beş - on dakika
vajeninize bir tampon koyabilirsiniz. Bu hem kızlık zarındaki hem de
vajen deki genişlemeye alışmanızı sağlayacak, rahatsızlık duymanızı
engelleyecektir.
Kızlık zarının bozulmasından sonra kadınlarımızın ilk gece yaşadığı
sıkıntıların ikinciside vajinismus dediğimiz vajen çevresini saran
kasların spazmı sonucu cinsel ilişkinin imkansız yada çok ağrılı hale
gelmesidir. Bu sıklıkla baskılayıcı cinsel yetiştirme sonucu yani aile
ve sosyal çevre olarak cinselliğin kötü, yanlış bir şey olduğuna
inanılarak yetiştirilen veya çok acı duyacaklarına inanan kadınların
cinsel ilişki yaşayacakları sırada bilinçaltının koruma dürtüsü ile
vajen girişindeki kasları kasması sonucu oluşur. Yapılması gereken
sakinleşmek, belki belli bir süre ilişki denemesine ara vermek veya
birkaç gün ertelemektir. Bu arada kadını rahatlatmak ona yaşanacakların
evli çiftler arasında hak olduğunu, ayıp olmadığını ve ona zarar
vermeyeceğini anlatmaktır. Eğer tekrar denememizde gene aynı sorunla
karşılaşıyorsak yapmamız gereken şey profesyonel yardım almak yani bir
hekime başvurmaktır. Hekiminiz sizin hem bedensel hem psikolojik olarak
rahatlamanızı sağlayacaktır.
Cinsel ilişki sırasında kadını tedirgin eden olaylardan bir tanesi de
gebe kalma korkusudur. Çocuk sahibi olmak istenmediği bir sırada gebe
kalmak, bunun sorumluluğu veya kürtaj olmanın korku ve baskısı kadını
cinsellikten uzaklaştıracak ve soğutacaktır. Evlenmek üzere olan çiftler
hemen çocuk sahibi olmak istemiyorlarsa ilk cinsel ilişkiden itibaren
gebelikten korunmalıdırlar. Korunmak için bazı yöntemlere evlenmeden
önce başlanılmalıdır. Gebeliği önleyici haplar doktor kontrolünde
alınmalıdır. Uygun zamanda başlandığında ilk cinsel ilişkiden itibaren
gebelikten korurlar . İlk cinsel ilişkide gebelikten korunmak için
kondom –prezervatif kullanılması da önerilebilirse de uygulamada pek
rahat olmadığı görülmektedir.
Sağlıklı Cinsel Yaşam Için Neler Yapmalıyız ?
İdeal olanı cinsel hayatınız başlamadan önce bir hekime muayene olmak
,cinsel ilişkiye engel bir halinizin bulunup bulunmadığı veya cinsel
ilişkide size rahatsızlık yaratabilecek bir sorununuz olup olmadığını
öğrenmektir . Ayrıca ilk cinsel deneyiminiz için hekiminizden uyarı ve
öneriler almak hem sağlık bir cinsel başlangıç yapmanızı hem de bundan
sonraki cinsel hayatınızı mutlu sürdürmenizi sağlayacaktır. Hekiminizden
size uygun gebelikten korunma yöntemini istemeniz ve uygulamanızda gebe
kalma korkunuzu ortadan kaldıracaktır.
Düzenli hekim kontrolünde olmak yaşam kalitenizi arttıracak ve
sağlıklı bir cinsel hayat sürmenizi sağlayacaktır. Bundan dolayı
şikayetiniz olsun olmasın her altı ayda bir doktor kontrolünden geçmeyi
ihmal etmeyiniz.
|