DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMİMİZ
Vücudumuzda,
bir dakika içerisinde, sayamayacağımız kadar çok olay gerçekleşir.Bir
saat veya bir gün içerisinde gerçekleşen olay sayısını ise tahmin etmek
çok zordur. Duyuları algılamak, düşünmek, yürümek, konuşmak gibi birçok
olay aynı anda gerçekleşir. Ancak bu kadar çok ve karmaşık olan bu
olaylar birbirinden bağımsız ve kontrolsüz değildir. Bütün bu olaylar
sistemlerimiz tarafından gerçekleştirilir. Vücudumuzdaki sistemlerin
düzenli, birbiriyle uyumlu ve sorunsuz olarak çalışmasını, denetleyici ve düzenleyici sistemimiz sağlar. Denetleyici ve düzenleyici sistemimiz, sinir sistemi ve iç salgı bezlerinden oluşur.
Sinir sistemi İç
ve dış ortamdan gelen uyartıları alan, değerlendiren, iç organların
düzenli ve uyumlu çalışmasını kontrol eden , uyartıları cevaplandıran
sisteme sinir sistemi denir. Sinir
hücrelerine nöron denir.Nöronlar çevreden gelen uyarıları merkezi sinir
sistemine,merkezi sinir sisteminde oluşan cevabı da doku ve organlara
iletmek üzere özel bir şekil almışlardır.

Uyarının iletim yönü: dentrit-----hücre gövdesi----akson şeklindedir.
Miyelin kılıf uyartının daha hızlı iletilmesini sağlar.
NOT:Sinir
hücrelerinin yapılarında sentrozom organeli olmadığından bölünerek
çoğalamazlar.Bu yüzden sinir hücreleri kendilerini yenileyemezler.
İçeriden
ve dışarıdan gelen uyarıların sinir hücrelerinde oluşturduğu
değişimlere uyartı(impuls) denir.Bir uyartının sinir hücresinde
oluşturduğu değişikliğe uyartı mesajı denir. Dışarıdan gelen her
uyartı sinir hücrelerinde bir impuls oluşturmaz.İmpuls oluşturan minimum
uyarı şiddetine eşik şiddetinde uyarı denir.Bir sinir hücresi eşik
değeri ve üstündeki uyarılara cevap verir. Uyartı iletimi sırasında
besin ve oksijen tüketimi,karbondioksit ve ısı üretimi olur.Bundan
dolayı impuls iletiminde enerji harcanır.
• Uyartının şiddeti arttıkça impuls şiddeti artar. • İmpuls sayısı arttıkça tepkinin şiddeti artar. • Nöron bir uyartıyı iletirken bir başkasını iletemez. • Uyartı şiddetinin artması impus hızını değiştiremez.
İnsanda sinir sistemi iki bölümde incelenir: • Çevresel sinir sistemi • Merkezi sinir sistemi
1.MERKEZİ SİNİR SİSTEMİ
4 kısımdan oluşur. Beyin Beyincik Omurilik soğanı Omurilik

Beyin: Kafatasının içinde bulunur ve milyonlarca nörondan oluşmuştur. Bu nedenle sinir sisteminin en önemli organıdır.
Görev ve İşlevleri: 1- Duyu merkezidir (Görme, tat alma, koklama, işitme, dokunma duyularının merkezidir. ) 2-
İstemli yapılan hareketlerin merkezidir. ( İskelet kasları tarafından
gerçekleştirilen yüz, kol ve bacakların, parmakların hareketini yönetir.
Hareket sinirleri omurilik soğanından geçerken çaprazlaşır. Bu nedenle
beynin sağ tarafı vücudun solunu, beynin sol tarafı vücudun sağını
kontrol eder.) 3- Hafıza (zekâ), öğrenme, konuşma, yazma, bilgi
depolama ve saklama davranışlarını yönetir. Zekâ derecesi beynin
maddesine, sinirlerin kalıtsal özellik ve gelişme derecelerine bağlı
olarak değişir. Özetle zekâ, bütün beynin fonksiyonudur. 4- Sevinç, ağlama, üzüntü gibi ruhsal durumların merkezidir. 5- Beynin içindeki hipotalamus bölgesi şunlardan sorumludur: • Vücut ısısını ayarlamak. • Kan basıncını, kalp- damar sistemini, elektrolit dengesini (su- tuz- iyon vs.) düzenlemek. • Enerji metabolizmasını, (karbonhidrat ve yağ metabolizmasını) metabolizma hızını düzenlemek. • Hormonal denetim yapmak. ( gebelik ve üreme hormonlarını kontrol eder, hipofizi uyarır.) • Strese karşı acil cevap vermek.
*
Beynin sol yarım küresi, konuşma, lisan öğrenme, sistematik, matematik
işlemler gibi faaliyetleri gerçekleştirir. Sağ yarım küresi ise, resim
yapma, yol haritası takip etme, soyut kavramları algılama gibi
faaliyetleri yürütür. * Beyin, oksijensizliğe en duyarlı
organımızdır. Beynin zedelenmesi veya beyin hücrelerinin ölümü halinde
kişi ölmez; fakat bitkisel yaşama girer.
Beyincik: Kafatasının arka kısmında, beynin altında bulunur. Beyin ile omurilik soğanı arasındadır. Görev Ve İşlevleri: 1-
Vücudun dengesini sağlar. (Kulaktaki yarım daire kanalları ile
birlikte.) örneğin beyinciği zedelenen bir kuş dengesini kaybeder,
yalpalar. 2- Kasların gerginliği ve kas faaliyetlerini düzenler. Göz kaslarının kontrolü de beyinciktedir. 3-
Özellikle hızlı, karmaşık hareketler ile yürüme, yazma veya dikiş dikme
gibi öğrenilmiş hareketlerin yönetilmesinde beyne yardımcı olur.
Omurilik soğanı: Beynin
son kısmı ile omuriliğin başlangıcıdır. Dış görünüşü taze soğana
benzer. Beyin ile omurilik arasındaki sinirsel iletimi sağlar. Vücut
organlarından beyne, beyinden vücuda giden sinirlerin bir kısmı doğrudan
geçer, bir kısmı buradan geçerken çaprazlaşır. Bu yüzden beynin sağ
yarım küresi vücudun sol tarafını, beynin sol yarım küresi vücudun sağ
tarafını kontrol eder.
Görev Ve İşlevleri: 1- Solunum, boşaltım, dolaşım gibi istemsiz çalışan sistemlerin çalışmasını düzenler. 2- İsteğimiz dışında gerçekleşen, iç organların hareketlerini yönetir. 3- Kalbin çalışmasını, kan damarlarının genişleyip, büzülmesini kontrol eder. 4-Kusma, öksürme, hapşırma, yutma, çiğneme, metabolizma gibi olayları düzenler. 5- İdrar torbasının çalışmasını kontrol eder. Omurilik
soğanı, özellikle dolaşım ve solunumu kontrol etmesiyle, hayat düğümü
olarak adlandırılır. Omurilik soğanı çıkarılan bir insan ölür.
Omurilik:
Omurilik
soğanından başlayıp, omurga kanalı (omurga kemiklerinin üst üste
dizilmesiyle oluşan kanal) içinden, kuyruk sokumuna kadar devam eden bir
sinir demetidir. Omurga kanalı, omuriliği dış etkenlerden korur.
Görev ve işlevleri: 1-Beyin
ile çevresel sinir sistemi arasındaki bağlantıyı sağlar. Beynin
gönderdiği emirleri kaslara ve iç salgı bezlerine götürür. 2- Refleks hareketlerinin merkezidir. 3-Sürekli
yaptığımız hareketler, önce beynin denetiminde gerçekleşir. Bunlar
iyice öğrenildikten sonra denetimi omurilik alır. Hata yapılınca beyin
tekrar devreye girer. Örneğin, dans etme, spor yapma, örgü örme, araba
kullanma gibi alışkanlık haline getirilmiş hareketler.
REFLEKS: Dış
çevreden gelen bir uyarı etkisi ile vücudun ani olarak, istem dışı ve
düşünmeden verdiği tepkidir. Refleks hareketler, mekanik, fiziksel,
kimyasal veya ruhsal sebeplerle olabilir. Mekanik------------> Ayağın gıdıklanması, diz kapağına vurma etkenleriyle oluşan refleksler gibi. Fiziksel ------------> Güneş ışığında göz bebeğinin küçülmesi gibi. Kimyasal ------------> Limon yalandığında tükürük sıvısının daha çok salgılanması gibi. Ruhsal ------------> Limon denildiğinde ağzın sulanması gibi. İki tip refleks vardır: 1- Kalıtsal Refleksler:
Doğuştan gelir, kişinin kalıtsal yapısında bulunur. Örnek: yeni doğan
bebekte emme refleksi, diz kapağı refleksi, çok sıcak cisme dokununca
elin çekilmesi, karanlıkta gözbebeğinin büyümesi. 2- Şartlı Refleks: Öğrenme
yoluyla sonradan kazanılır. Bu tip refleksler önce beynin
kontrolündedir. Sonra omuriliğe geçer. Örnek: Bisiklet sürmek, dans
etmek, şarkı söylemek, limon görünce ağzın sulanması.
2.ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ
Beyin ve omurilikten çıkan sinirler ve bunların kolları çevresel sinir sistemini oluşturur. 1.Somatik sinir sistemi:Beynin kontrolündeki istemli hareketlerin yapılmasını sağlar.Örneğin;Konuşma okuma,yürüme gibi. 2.Otonom sinir sistemi:İstemsiz hareketleri kontrol eder.Hormon sistemi ile birlikte iç organlarımızın çalışmasını düzenler.
SİNİR SİSTEMİNİN SAĞLIĞI: Hasar
gören sinir hücreleri kendini yenileyemez. Üstelik sinir sistemindeki
bir bozukluk diğer sistemleri de etkiler. Darbe alma, dengesiz beslenme,
stres, uykusuzluk, sigara, alkol sinir sisteminde hasara yol açabilir. Sinir sistemimizle ilgili rahatsızlıkların bazıları şunlardır: Felç:
Hareket sinirlerinin zedelenmesi veya kopması durumunda, ilgili
organlardaki kaslara emir ulaştırılamaz. Ayrıca bu organlara ait kaslar,
organı çalıştıramaz. Akıl Hastalığı: Temel
düşünce ve davranışlarda, yaşama ve insan doğasına uymayan davranışlara
ve davranış bozukluklarına sahip kişilerde görülür. Menenjit: Beyni ve omuriliği örten zarın iltihaplanmasıdır. Tedavi edilmezse öldürücüdür. Sara: Beyin hücrelerinin ani bilinç kaybına uğramasıdır. Kuduz: Virüslerin sebep olduğu hastalıktır. Tedavi edilmezse öldürücüdür. Multiple Skleroz (MS): Vücudun
bazı sinirlerinde, miyelin kılıfın parçalanmasıyla oluşur. Görme,
konuşma, denge, eş güdümde bozukluklara, sakarlık ve titremelere yol
açar. Tedavisi henüz yoktur. Parkinson: Mesajların
sinapslardan atlamasını sağlayan kimyasal ileticiler görevini yapamaz.
Bu yüzden vücudun bazı yerlerinde titremeler, sarsılmalar olur.
|