Atatürk'ün Sanat ile İlgili
Özdeyişleri
Sanat güzelliğin ifadesidir. Bu ifade
sözle olursa şiir, nağme olursa musiki, resim ile olursa ressamlık, oyma ile
olursa heykeltıraşlık, bina ile olursa mimarlık olur.
(Muhit
Mecmuası, Sene:1, No:2, 1928)
Sanatkâr da, toplum da uzun mücadele ve gayretten sonra alnında ışığı ilk
hisseden insandır.
(Atatürk'e
Ait Hatıralar, 1949)
Biz, çok defa, bu musikinin tam haysiyetini bulamıyoruz. İşte bu dinlediğimiz,
hakiki Türk Musikisi'dir ve hiç şüphesiz, yüksek bir medeniyetin musikisidir.
Bu musikiyi, bütün dünyanın anlaması lâzımdır. Fakat, onu bütün dünyaya
anlatabilmek için, bizim milletçe, bugünkü medenî dünyanın seviyesine
yükselmemiz lâzımdır.
(Mesut
Cemil Anlatıyor: Nükte, Fıkra ve Çizgilerle Atatürk II, 1954)
Dünyada medeni
olmak, ilerlemek ve olgunlaşmak isteyen herhangi bir millet mutlaka heykel
yapacak ve heykeltraş yetiştirecektir. Abidelerin şuraya buraya tarihi
hatıralar olarak dikilmesinin dine aykırı olduğunu iddia edenler, din
hükümlerini gereği gibi araştırıp incelememiş olanlardır. ( 1923 )
(Atatürk'ün
Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)
Aydın ve dindar olan milletimiz, ilerlemenin sebeplerinden biri olan
heykeltraşlığı en üst derecede ilerletecek ve memleketimizin her köşesinde
atalarımızın ve bunlardan sonra yetişecek evlatlarımızın hatıralarını güzel
heykellerle dünyaya ilan edecektir. ( 1923 )
(Atatürk'ün
Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)
İnsanlar olgunlaşmak için bazı şeylere muhtaçtır. Bir millet ki, resim yapmaz,
bir millet ki, heykel yapmaz, bir millet ki tekniğin getirdiği şeyleri yapmaz;
itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur. Halbuki bizim
milletimiz, gerçek nitelikleriyle medeni ve ileri olmaya lâyıktır ve olacaktır.
( 1923 )
(Atatürk'ün
Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)
Bir milleti yaşatmak için birtakım temeller lazımdır ve bilirsiniz ki, bu
temellerin en önemlilerinden biri sanattır. Bir millet sanattan ve sanatkârdan
yoksunsa tam bir hayata sahip olamaz. Böyle bir millet bir ayağı topal, bir
kolu çolak, sakat ve hasta bir kimse gibidir. Hatta kasdettiğim manayı bu söz
de ifadeye yeterli değildir. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından
biri kopmuş olur... Bir millet sanata önem vermedikçe büyük bir felakete
mahkumdur. Birçok unsurlar o felaketin derecesini farketmez. Farkettiği gün de
ne kadar müthiş bir etkinlikle çalışmak gerektiğini tahmin edemez. ( 1923 )
Hayatta musiki lâzım mıdır? Hayatta musiki lâzım değildir. Çünkü hayat
musikidir. Musiki ile alâkası olmayan yaratıklar insan değildirler. Eğer söz
konusu olan hayat insan hayatı ise musiki mutlaka vardır. Musikisiz hayat zaten
mevcut olamaz. Musiki hayatın neşesi, ruhu, sevinci ve herşeyidir. Yalınz
musikinin nev'i, üzerinde düşünmeye değer. ( 1925 )
(Atatürk'ün
Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)
İnsanlarda birtakım ince, yüksek ve temiz duygular vardır ki insan onlarla
yaşar. İşte ince, yüksek, derin ve temiz duyguları en ziyade duyabilen ve diğer
insanlara duyurabilen şairdir. ( 1928 )
(Muhit
Mecmuası, Sene:1, No:2, 1928)
Efendiler.. Hepiniz mebus olabilirsiniz, vekil olabilirsiniz; hattâ reisicumhur
olabilirsiniz. Fakat bir sanatkâr olamazsınız. Hayatlarını büyük bir sanata
vakfeden bu çocukları sevelim... ( 1930 )
|