ELLERİM
BURADA
Sahi nasıl gitmiştin sen? Niye gitmiştin? Yıldızlara yazdığımız
sevda
bitmiş miydi? Maviye
yüklediğimiz aşk tükenmiş miydi? Kimdi seni çağıran
yanına? Bir bulsam cevabını
bu soruların... Çaresizlik diye bir şey varmış
hayatta ve ben bunu yeni
öğreniyorum.
Bazen kendimle savaşıyorum,
seni sevmekten kurtulayım diye. Öylesine karmaşık
bir denklem ki bu... Seni
sevmekten kurtulamazsam benliğimi yitireceğim. Ben
ben olmaktan çıkacağım
biliyorum. Kurtulmayı başarırsam yüreğimdeki boşluğu
nasıl dolduracağım peki?
Sensizliği yaşamaya
alışmaktan da korkuyorum. Sensiz olmaya alıştıktan sonra
,bir gün çıkıp gelsen,
seninle yeniden birlikte olmayı beceremem diye
korkuyorum. Bir çözümü olmalı
bu işin. Var biliyorum; ama, ben bulamıyorum.
Sevgilim, gitmeseydin, en
tutkulu aşkın, en koyu sevdanın, en güzel masalın
kahramanı olacaktın. Ben seni
sevecektim, hiç bitmeyen bir aşkla. Hep sana
bakacaktım, hiç yorulmadan.
Hep sana dokunacaktım, hiç bıkmadan.
Ayaktayım ve taşıyorum.
Özleme, çaresizliğe, vefasızlığa ve tek başıma
taşıdığım bu aşka rağmen
yaşıyorum. Geleceğe dair umudumu yitirmedim
henüz. Şimdi neredeysen
başını gökyüzüne çevir ve en parlak yıldıza bak...
İşte oradayım ben, seni
izliyorum. Hala yüreğindeysem, hala bana dair özlem
varsa içinde, hala aşkı
yaşatıyorsan gönlünde... Sevgilim orada durma bak
ellerim burada...
|