Günümüzde
tarım, ticaret, sanayi sektörlerinde taşıdığı önem dolayısıyla Dünyanın bir
numaralı ürünleri arasında yer alan tütün yarattığı yan sanayi ve çeşitli
hizmetleri çok geniş kullanım alanı ve sigara tiryakileri ile önemini gelecek
yıllarda da sürdürecektir.
Tütünün ana vatanının neresi olduğu konusu kesin olmamakla
birlikte Amerika kaynaklı görüşler daha ağırlıklıdır. Anavatanı neresi olursa
olsun, tütünün Dünyaca tanınması, Amerika Kıtasının keşfi ile Avrupa’ya
getirilmesinden sonra olmuştur.
Amerika’da Yukatan adasında yaşayan Maya’lara ait tarihi
taşlar üzerindeki resimlerde ve Kuzey Ohio bölgesindeki höyüklerdeki eserlerde
tütünün kullanılma şekillerine ve pipo resimlerine sık sık rastlanmaktadır.
Kristof Kolomb ve arkadaşları San Salvador adasına ayak bastığı zaman ada
yerlilerinin ağız ve burunlarından dumanların çıktığını görmüşler ve bu
dumanlarında kurutulmuş tütün yaprağı olduğunu öğrenmişlerdir. Kolomb
yerlilerin tütünü ağızda çiğneyerek, pipo içimine benzer bir sistemle
tüttürmek, buruna çekmek sureti ile kullandıklarını görmüştür .
Maya ve Aztek uygarlıklarında rahipler dinsel törenlerde
ayinlerde tütün dumanını kullanmışlardır. Daha sonra tütünün keyif verici
etkisine alışarak ayinler dışında da tütünü içmeye başlamışlar. Zaman içinde
rahipler dışındaki insanlarda da alışkanlık yapmaya başlayan tütün Orta ve
Kuzey Amerika’da yaygınlaşmıştır.
Mezopotamya ve Mısır’daki eski medeniyetlerde dinsel
törenlerde tütsü dumanı ve yakılan güzel kokulu maddelerin kullanıldığı
bilinmektedir.
Orta Amerika’da Meksika ve Antiller halkı arasında bu keyif verici duman
yayılırken, o zamanın doktorları olan rahipler tütünden şifa umarak taze
yapraklarını yaralar üzerine koyarlar, göğüs hastalıklarına karşı dumanını
koklatıyorlar ve kokusunu baş ağrılarının tedavisinde kullanıyorlardı.
Bu tarihte tütün henüz Avrupa’da tanınmıyordu. Kolomb kendisine hediye edilen
kurutulmuş tütün yapraklarına önem vermemişti. Kolomb yerlilerin tütün
içtikleri saz borusunun adı olan “Tobacco”yu bitkiye vermiş. Böylece bilimsel
deyimle “Nicotiana Tobaccum” un adı doğmuştur.
Daha sonra Amerika’ya seyahatlerde bulunan Vespuci, Macellan,
Cortez ve ekibi yerliler gibi tütün içmişler ve uzun müddet kullanarak
tiryakisi olmuşlardır. Dönüşlerinde de tütün bitkisini Avrupa’ya
getirmişlerdir. Romano Pane adlı piskopos, tütün tohumu getirterek, 1518 de
Şarlken’e sunmuş ve bu tarihten itibarende İspanya’da tütün üretimine
başlanmıştır. Tütün hakkındaki ilk bilgi de Rahip Pane tarafından kaleme
alınmıştır. Avrupa’ya gelen tütün önceleri süs bitkisi ve şifa bitkisi olarak
kullanılmıştır .
Avrupa’da önce İspanya ve Portekiz’e gelen tütün daha sonra
Brezilya’dan Fransa’ya gelmiştir. 1559 yılında Portekiz’de Fransa’nın elçisi
olarak bulunan Jean Nicot, Lizbon’da gördüğü tütünü dikmiş ve bunun
yapraklarının yakılıp, dumanının tüttürülmesi, kurutulmuş yaprakların ufalanıp
burna çekilmesinin öksürüğe, astıma, baş ağrısına, mide hastalıkları ve kadın
hastalıklarına iyi geldiğinden bahisle Fransız Kraliçesine sunmuştur.
Kraliçenin tütüne gösterdiği ilgiden dolayı “Kraliçe otu”
adı verilmiştir. Daha sonra Jean Nicot’un bu bitkiye gösterdiği ilgiye izafeten
tütün bitkisine “Nicotiana” ve 1828’de bulunan tütündeki alkoloide de “Nicotin”
ismi verilmiştir .
Fransa Ruhban Reisi İspanya’dan getirttiği tohumlarla tütün üretimini
başlatmıştır. Böylece tütün üretimi Avrupa’da yayılmaya başlamıştır.
Tütün tüketiminin giderek artış göstermesi İspanya, Portekiz, İngiltere ve
Fransa’nın Amerika’daki sömürgelerde tütün üretimi yaparak, tütün ticaretinden
gelir sağlamaları yoluna gitmişlerdir. Bu şekilde ihtiyaç olan tütünü Amerika’dan
getirmenin yanında tütün üretimi Avrupa’nın güney doğusundaki ülkelerden iç
ülkelere ve sahilden Akdeniz’e ve Kuzey Avrupa’ya doğru yayılmıştır. Macellan
tütünü Filipin adalarına, Portekizliler Hindistan, Japonya ve Çin gibi doğu
ülkelerine götürmüşlerdir. (Anonim 11 2010 )
Tütün önceleri ibadetlerde kullanılan bir bitki sonraları
şifa verici bir ilaç, nihayet keyif verici ve alışkanlık yapıcı bir ihtiyaç
maddesi olarak dünyaya yayılmıştır.
Tütünün keyif verici olarak kullanılmaya başlanmasından kabul edilmesi ve
sağlığa zararlı olduğu ileri sürülerek ülkelerde çeşitli yasaklar
getirilmiştir. 1575’de İspanya ve Amerikan kiliselerinde tütün kullanılması
yasaklanmış, 1603’de İngiltere’de Kral I. Jacgue tütün içme aleyhinde mücadele
etmiş, 1620’de Japonya’da tütün içme yasağı getirilmiş, 1652’de
Almanya-Bavyera’da tütün kullanımı yasaklanmış, 1653’de Saksonya, Avusturya’da
tütün içilmesi aleyhinde faaliyetler olmuş. 1634 yılında Rusya’da 1657 yılında
İsviçre’de tütüne yasaklar konmuştur. Tütün kullanılmasına karşı konulan
yasaklama ve ölüm cezaları çok sayıda insanın ölümüne sebep olmuş, buna rağmen
insanlar tütün kullanmaya devam etmiştir.
Getirilen bütün yasaklar ve cezalara rağmen tütün kullanımının önü alınamamış.
Devletlerin tütünden elde edecekleri geliri fark etmeleri ve bu gelirin önemli
bir miktarda olması nedeniyle tütün kullanımı ve tarımı teşvik edilmiştir.
Böylece devletler tütünden çeşitli vergiler, bandrol almaya imtiyaz ve tekeller
kurmaya başlamışlardır. (Anonim 12 2010 )
Tütünün ilk kullanış şekli, kurutulmuş yaprakların
ufalanarak bir boru ucunda yakılması ve borunun öteki ucundan çıkan dumanın
çekilmesi şeklindeydi. Daha sonraları ilkel purolar şeklinde kullanılmıştır.
Diğer bir içim şeklide pipo diyebileceğimiz lüle ve çubuklarla içilmesi
şeklindeydi .
Kıyılmış tütünlerin yine bir tütün yaprağına sarılarak “CIGAR” şeklinde ve
kağıda sarılarak içilmesi 18. Yüzyılda Orta ve Güney Amerika’da başlamıştır.
Enfiye şeklinde tüketim giderek azalmış, porselen pipolar içinde kullanılması
giderek rağbet görmüştür.
Kıyılmış tütünlerin kağıda sarılarak içilmesine 18.
yüzyılda Güney Amerika’da başlanmıştır. Bu ilk sigaralar özellikle Brezilya’da
çok rağbet görmüş bunlara “Papelitos” adı verilmiştir .
Avrupa’da sigara şeklinde tütün içme ilk defa İspanya’da olmuş, daha sonrada
Fransa’ya geçmiştir. İlk sigaralar 1844 yılında Fransa’da yapılmış ve aynı yıl
İtalya’da yapılan kağıt purolar büyük ilgi görmüştür.
Sigaranın yayılması 1856 Kırım harbinden sonra olmuştur. Kırım savaşı sırasında
gazete kağıdına sarılarak içilen tütünler Türk, İngiliz, Fransız ve yerli
ordulara mensup askerler arasında büyük rağbet görmüştür. Harp koşullarının
sigara kullanmayı artırması savaş sonrası yurtlarına dönen askerlerin bu
alışkanlıklarını beraberinde götürerek oralarda devam ettirmesi sigara
sanayinin temeli olmuştur .
Nihayet 1878 yılında saatte 3600 sigara yapabilen ilk
sigara makinesi yapılmıştır. Sigara sanayinin bu şekilde gelişmeye başlamasıyla
tütünün sigara şeklinde tüketilmesi, diğer tüketim şekillerine karşı üstünlük
sağlamasına sebep olmuştur. Diğer tüketim şekilleri çok düşmüştür. Virginia
purosu 20. yüzyılın başlarına kadar önemini korumuştur .
Bugün enfiye ve çiğneme şeklinde tütün kullanımı yok
gibidir. İlkel kullanım şekillerinden zaten vazgeçilmiştir. Çok az miktarda
özellikle Ortadoğu ülkelerinde nargile şeklinde tüketilmektedir. Pipo şeklinde
içilmesi nispeten daha fazladır ancak buda çok önemsizdir. Sigaradan sonra
ikinci büyük kullanma puro şeklindedir. Tütünün en önemli kullanma şekli sigara
olup, bu alanda önemli bir sanayi doğmuştur. (Anonim 13 2010 )