Resûl-i Ekrem (s.a.v.) söyle anlatiyor:
“Dünyâda nefsine zulmedip hiçbir hayirda bulunmayan bir adam kiyâmet
günü mahser yerinde hesaba çekilir. Hiçbir iyiligi bulunmaz. ‘Hiç mi bir
iyilik yapmadin?’ diye sorulunca:
“Hayir yapmadim, ancak ben
borç para verirdim. Zengin borçlularini sikistirmaz, fakirlerdeki
alacagimdan da vaz geçerdim.’ dedi. Allâhü Teâlâ: “Yoksullardan
vazgeçmege biz senden daha lâyikiz.” buyurur ve günâhlarini bagislar.
(ILA 133)
EDEP
Ebü’d-Derda Hazretleri, Ensar’dan Hazrec
kabîlesine mensup fakih, hakîm, bir zâttir. Hakkinda Peygamber Efendimiz
(s.a.v.): “Her ümmetin hakîmi vardir, bu ümmetin hakîmi de Ebüd
Derdadir.” buyurdular. Hz. Ebü’d-Derda ile Hz. Ebû Bekr (r.anhüma)
beraber yolda giderken dar bir yere geldiler. Hz. Ebü’d Derda önde
Hz. Ebû Bekr (r.a.) arkada yürürlerken karsidan Resûl-i Ekrem (s.a.v.)
onlarin bu sekilde yürüdüklerini gördü ve Ebü’d-Derda’ya (r.a.) hitâben;
“Neden Ebû Bekr’in önünde yürüyorsun? Onun daha üstün oldugunu
bilmiyor musun? buyurdular. (M.G-34)