Ana Sayfa

ResimLer

Forum

Videolar

Cinsellik

Arama

Rejim

KateGoriLer

Ana Sayfa
AstroLoji&BurçLar
Aska Dair Hersey
BilmeceLer
CinseLLik
IRc KomutLarı
FilmLer
FıkraLar
GüzeL SözLer
HaberLer
HikayeLer
Kadinca
Msn Messenger
ÖdevLer
 ProgramLar
ResimLer
 Rüya TabirLeri
SaGLık
 VideoLar
 Yemek TarifLeri
Sarkı SözLeri
 SiirLer
isLam
 Müzik iNdiR
Doviz KurLarı

Burç ÖzeLLikLeri

 Spor Dalları

   

Okunma

709

Okçuluk

Okçuluk. Kökeni insanoğlunun avcılık günlerine dayanan, oku bir yay aracılığıyla hedefe göndermeyi amaçlayan spor dalı. Okçuluk ilk kez 1904 Yaz Olimpiyatları'nda olimpik programa alınmış, 1972'den beri aralıksız olarak programlarda yer almaktadır. Bu branşta ilk dönemlerde Fransa, Belçika ve Büyük Britanya söz sahibiyken, daha sonraki dönemlerde ABD, Rusya, İskandinav ülkeleri, İtalya ve Kore bu ülkeleri izlemiştir. 1931'de kurulan ve halen 140 ülkenin üye olduğu Uluslararası Okçuluk Federasyonu (FITA - Fédération Internationale de Tir a l'Arc) okçuluk dalında en büyük otoritedir.

Ekipman ve kurallar

Yaylar, fiber, ahşap, karbon veya çelikten imal edilir. Oklar ise fiber, karbon, alüminyum tahta veya çelikten olabilir. Oklar komppozit olarak bir kaç malzemenin birlikte kullanılması ile de yapılabilir. Okun arkasında oku yönlendiren 3 tane tüy bulunur. Oklar 60 ila 71 cm uzunluğunda, ağırlıkları ise 20 ila 28 gram arasında olmalıdır. Hedef, çember çizgilerle beş renge boyanır. Bu renkler merkezden dışa doğru sırasıyla sarı, kırmızı, mavi, siyah ve beyazdır. Her renk şerit de ikiye ayrılır. Böylece hedef içten dışa doğru 10'dan 1'e inen sayılarla numaralanır. 122 cm çapındaki hedef 90, 70, 60 metre atışlarında, 80 cm çapındaki hedef ise 50 ve 30 metre atışlarında kullanılır. Salon yarışlarında; 25 metre uzaklıktaki hedefin çapı 60 cm, 18 metre uzaklıktaki hedefin çapı ise 40 cm olmalıdır.

Her ok hedefte vurduğu yere göre puan alır. Bir ok halkaları ayıran çizginin tam üzerine saplanmışsa daha yüksek olan puanı alır. Uluslararası yarışmalarda erkekler iki turda 144'er ok atarlar. Her turda okçu 90, 70, 50 ve 30 metreden hedefe üçer düzine ok atar. Bayanlarda 4 ayrı mesafeden 3'er metredir. Okçular her seferinde sayılarını okumadan önce 6 atış yaparlar. 50 ve 30 metreden daha küçük hedefe yaptıkları atışlarda ise 3 atışta bir sayı okunur.

Kayak

Kayak, insanların kar üzerinde batmadan kayarak ilerlemesine yarayan araç ve bu araç kullanılarak yapılan bir spor dalı.

Türkiye ve Kayak Tarihi

Kayıtlara göre eski Türklerde “Çana” olarak bilinen kayak M.Ö.4000 yıllarında Baykal Gölü çevresinde, karda yürüme aracı olarak kullanılmıştır. Göçlerle İskandinav ülkelerine ulaşan kayak, Avrupa’da 18. Yüzyıldan sonra yaygınlaşmaya başlamıştır. Yurdumuzda ilk kez 1914 yılında, Haliç’te bir marangoz atölyesinde yapılan çok sayıda kayak hayvan sırtında Erzurum’a taşınmış ve Kafkas cephesinde kayakçı er yetiştirmek üzere Erzurum’da açılan kurslarda 30 kayakçı yetiştirilmiştir. 1 Ocak 1933 yılında Galatasaray Lisesi'nden bir grup öğretmen ilk kez Uludağ’da kayak yaparak bu sporun Türkiye’de öncülüğünü yapmışlardır.

1933-1934 yılları arasında Bursa, Ankara ve Erzurum Halkevleri ile Muhafız Alayı kayak sporu ile özellikle ilgilenmişlerdir. 1934 yılından sonra karlı bölgelerdeki Halkevleri aracılığıyla kayak sporu yurt düzeyinde yayılmaya başlamıştır. 1939 yılında Dağcılık ve Kış Sporları Federasyonu kurulmuştur. Türkiye Kayak Federasyonu ise aslında 1935 yılında kayak federasyonu olarak değil de, “Dağcılık ve Binicilik Federasyonu” olarak kurulmuştur. Bu 1935'ten 1938 senesine kadar birlikte yürümüştür. Yalnız 1936 senesinde Kış Olimpiyatları yapılacağı sebebiyle, Olimpiyatlar'ın iki ay öncesinden Federasyonun adı "Dağcılık ve Kış Sporları" olarak değiştirilip Kış Olimpiyatları'na katılım sağlanmıştır. Türkiye'de uluslar arası kurallara uygun ilk kayak yarışması 1944'te Asım Kurt'un çabalarıyla gerçekleştirilmiştir. Türk kayakçıları 1948 Saint Moritz, 1952 Oslo, 1956 Cortina d'Ampezzo, 1960 Squaw Valley, 1964 Inssbruck Olimpiyatları'na katılmalarına rağmen başarılı olamamışlardır. 1968 Balkan Kayak Şampiyonası'nda Burhan Alankuş 8.liği elde ederek, o güne kadar uluslar arası alanda alınmış olan derecelerin en iyisini yapmıştır. 1970 yılında Uludağ'da yapılan Balkan Şampiyonası'nda, Kuzey Disiplini Gençler Kategorisi'nde Sarıkamış Bölgesi'nden Rıdvan Özbek, Balkan Şampiyonu oldu. 1975 yılında yapılan Balkan Kayak Şampiyonası'nda ise Genç ve Büyük Erkekler Kategorilerinde takımlarımız Balkan 3.sü oldular. 1981 Balkan şampiyonası'nda Türk Takımı (Gençler) 4x10 km. bayrak yarışında bronz madalya kazandı. Ülkemizde kayağın gelişebilmesi için Kayak Federasyonu tarafından her yıl kayak antrenörlüğü ve öğretmenliği kursları, minikler için kayak kampları açılmaktadır. Ülkemizde kayak sporunun geliştirilebilmesi için kayak yapılan illerde her yıl sömestr tatillerinde Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri tarafından 7-15 yaş gruplarını kapsayan kayak kursları düzenlenmektedir. Ayrıca Türkiye'nin gösteri amaçlı en büyük kış sporları organizasyonu "Karadam Kayak Yarışları" 1983 yılından beri Uludağ'da yapılmaktadır.

Polo

Tarihi

 M.Ö. 2000'lerden itibaren Orta Asya Türkleri arasında Çevgan olarak oynanan oyun zamanla tüm Asyada oynanır olmuştur. 1800'lü yıllarda İngilizlerin Hindistan yolculukları sırasında görmeleri sonrasında Avrupa'ya taşınmıştır. Zamanla İngiliz soyluları arasında yaygınlaşmış ve İngilizlerin milli bir oyunu haline gelmiştir. Ayrıca Atatürk'ün sevdiği bir spordur.

 

Sörf

Sörf ekstrem bir su sporudur.

Sörfçü sahile yaklaşan bir dalga tarafından bir sörf tahtası üzerinde taşınır. Paddleboarding ve sea kayaking gibi sörfle alakalı sporlar için dalgaya ihtiyaç yoktur. Sörften türemiş kitesurfing ve rüzgar sörfü gibi sporlar ise güç için rüzgara ihtiyaç duyar.

Su kayağı

Su kayağı, suyun üzerinde yapılan bir su sporudur. Bu aktivite ilk defa Ralph Samuelson tarafından 1922 yılında Lake City, Minnesota`da gerçekleştirilmiştir. Su kayağı dalgasız deniz, nehir, göl gibi çevre koşullarının uygun olduğu birçok ülkede popüler bir spor dalı haline gelmiştir.

Standart su kayakları önceleri ağaçtan yapılırdı, şimdi ise yapımında gelişen teknolojiyle birlikte karmaşık bir süreçten geçirilen cam elyafı kullanılmaktadır. Bu kayaklarda kayakçının ayağını yerleştirebileceği yer olmaktadır. Bir sürat teknesinin arkasındaki ipe tutunarak bu kayak üzerinde gitmeye çalışırlar.

Su kayakçıları genelde iki kayağın üstünde kayar, fakat gerek tekniklerini geliştirmek gerek eğlenceyi ve zorluğu artırmak için tek kayağın üstünde de kayabilirler. Acemi su kayakçılarını için motor genelde saatte 25-35 km hızla giderken, tecrübeliler için saatte 45-55 km ye kadar çıkabilir. Deneyim ve güven kazanıldıktan sonra hızlı gitmek yavaş gitmeye oranla daha kolaydır.

Sınır motor tarafından konsa da kayakçılar ağırlık verdikleri tarafa göre yönlerini değiştirebilir, ipi kısa süreli olsa da bırakabilir, iple birlikte sıçrayabilir.

Bazı sporcular çıplak ayakla, yani kayak kullanmadan da bu sporu yapabilir. Bunu yapmak için motorun en az 60 km de gidiyor olması gereklidir. Bu tip durumlarda eğer kontrol kaybedilir de düşülürse acı çok daha fazla olur.

Halter

Halter, iki tarafında ağırlıklar olan bir demir parçasının havaya kaldırılmasıyla yapılan spor dalıdır. Halter sporu müsabakaları koparma ve silkme olarak iki hareketten oluşur. Koparma'da sporcu halteri tek seferde kaldırır, hakem işaretine kadar başının üstünde dirseklerini kırmadan tutar. Silkme'de ise omuzları üzerinde ağırlığı kısa süre tartar ve daha sonra yukarı kaldırır. Bu spordaki en büyük sorun doping'tir.


Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu Dünya'da 3 kere üst üste Olimpiyat Şampiyonu olan iki sporcumuzdur.

Judo

Judo Japonya kaynaklı bir dövüş sanatı ve bir spor dalıdır. Judo, Jujutsu dan gelistirilmiş ve temel ilkeleri 1882'de Dr. Jigaro Kano tarafından tanımlanmıştır. Judo Japon modern dövüş sanatlarının ilk örneği olmuştur. Gentai Budo (Modern Dövüş Sanatları) geleneksel Japon dövüş sanatları okulları (Koryu) ilkelerinden geliştirilmiştir.

Ustalık dereceleri

Bu devreleri geçiren sporcu zor ve meşakkatli bir imtihandan geçerek Dan ustalık derecesi olan "Siyah" Kemeri almaya çalışır. Dan alacak kişinin tüm teknikleri sağlı ve sollu olarak yapması,kombine ve kontraatakları bilmesi gerekir.

Savaşım teorisi

Judo sporu, mücadelenin iki safhadan oluştuğunu varsayar. Ayakta Tachi-waza ve yerde Ne-waza safhası. İlgilerine göre bazı judokalar bir safhada diğerine göre daha üstünken, birçok judoka her iki safhaya da eşit ağırlık verir.

Ayaktaki safha başlangıç safhası olarak kabul edilen safhadır, rakipler birbirlerini yere atmaya çalışırlar. Rakibi ayaktayken sırt üstüne düşürmek maçı kazanmaktır (İppon-Tam puan). Yer safhasında ise rakibini belirnenen süre içerisinde, yerden kalkamayacak şekilde sabit tutarak(Osaeokomi-Waza) puan alma safhasıdır.Yere atış sonrasında ise 25 saniye tutuş yapılırsa, İppon-Tam puan ile maç kazanılır. Ayakta rakibini yere atarak puan alma şekilleri, Yuko, Waza-Ari adı altında Japonca terimlerle ifade edilir.

Golf

Golf, doğada özel olarak yapılmış bir sahada golf sopaları ve küçük sert bir topla oynanan bir oyundur. Oyunun amacı, sahanın belirlenmiş 18 parkurunu (çukurunu) golf topuna en az vuruş yaparak tamamlamaktır.

Oyun

Oyuna katılan her oyuncu sırayla başlangıç vuruşlarını yaparlar. Sahanın çukura kadar olan bölümünde fair-way adı verilen sahanın esas oyun alanına topu atmak amaçlanır.Bu alan diğer alanlara göre daha düzgün ve kısa kesilmiş çimlerden oluşur yaklaşık 30 ila 90 metre genişliğinde olabilir;vuruş yapmaya daha elverişlidir.Marifet topu sahanın düzgün çimli alanlarına atabilmektir.

Bu alanın iki yanında 'rough' ( kaba Çim ) adı verilen bölge yer alır.Bu bölgede uzun otlar,çalılıklar,ağaçlar veya kumlu ,topraklı bölgeler yer alabilir.Buralardan golfçünün vuruş yapabilmesi için özel teknikler gereklidir.Doğal olarak bu tür engellerin olmadığı sahalarda yapay engeller golf sahası mimarı tarafından sahaya yerleştirilebilir . Kum havuzları,küçük göller vs.Oyuncular isabetli atışlarla green adı verilen ,bayrak direğiyle özel olarak işaretlenmiş çukura topu atmayı hedeflerler.En az vuruşla topu çukura atabilmek oyunun amacıdır . Oyun 18 Parkur da tamamlandıktan sonra biter. En az vuruşu yapan oyuncu kazanır

Boks

Boks karşılaşmaları ringde yapılır. Ring, üç veya dört sıra halatla çevrili ve yerden yüksekliği en az 91 cm en fazla 122cm olan kare biçiminde bir alandır. Halat aralıkları en az 40 cm olmalıdır. Ringte kırmızı mavi ve tarafsız beyaz köşeler vardır. Sporcular ait oldukları köşeden, hakem ve doktor ise jüri masasına yakın olan beyaz köşeden ringe çıkar.

Profesyonel boksta ringin büyüklüğü 5-6 m², amatör boksta ise en az 3-6 m²’dir. Boks karşılaşmalarında, her iki boksörün de aynı sıklette (ağırlıkta) olması gerekir.

Profesyonel ve amatör boksun kuralları birbirinden farklıdır. Amatör boksörler 227 gr ağırlığında, profesyonel boksörler ise ağırlığı 170-283 gr arasında değişen eldivenler kullanırlar. Profesyonel boksörler yalnızca şort, amatör boksörler ise şort ve atlet giyer. Hem amatör hem de profesyonel boksörler karşılaşmada diş ve kasık koruyucuları kullanırlar. Amatör boksörler ayrıca koruyucu başlık da takabilirler.

Kürek

Kürek İnsanoğlunun denizler ve akarsularla basit araçlar kullanarak mücadelesini temel alan spor dalıdır. Kürek sporu, sporcuların birbirleri ile rekabet ederek göl,nehir ve denizde, kürekler vasıtası ile hareketin sağlandığı özel olarak üretilmiş tekneler ile gerçekleştirilen bir takım sporudur.

Kurallar

Taktik açıdan maratonla benzerlikler gösteren bir spordur. 2000 metrelik bir yarışmayı kazanmak için ilk beşyüzde sprint atıp öne geçmek çok önemlidir.

Bir dayanıklılık ve güç sporu olan kürekte saniyede 10 metre hıza çıkılır. Ortadaki 1000 metrede dakikada 40 kez ve ilk ve son 500 mt.de 47 kez kürek çekilir.

Eleme turlarına bütün takımlar katılır. Elene elene finale kadar çıkarlar. Finalde altı ekip mücadele eder. Finale çıkma süreci, yarışlara katılan tekne sayısına göre belirlenir.

Modern 2000 metrelik parkurun kuralları 1912'de belirlenmişti. Ama bunca zamana rağmen bir iki noktanın tam olarak yerine oturtulamadığı görülmekte.

Kürek sporunda kürekçiler gittikleri istikamete sırtlarını dönerek kürek çeker.

Kanoda bu durum tam tersidir. Ayrıca kürekte kullanılan kürekler kayığa bağlı iken kanoda, bağlı olmayan kürekler kullanılır.

Kürek sporu düz bir hatta ve dalgasız parkurlarda yapılır. Aslında kayıkların düz hatta gitmesi kurallara bağlı değildir. Kurallar, sadece bir kayığın diğerinin yolunu kesmeden ilerlemesini söyler. İki nokta arasındaki en kısa yol doğru olduğu için de kürekçiler düz bir hatta ilerlemeyi tercih eder.

Tüm tekneler başlama yerlerinde yerlerini aldıklarında görevli "iki dakika" diye bağırır. O andan itibaren kurallar işlemeye başlar.

Eğer hatalı çıkış yapan tekne olursa işaret verilerek hatalı çıkışı yapan ekip geri çağrılır. İki kez hatalı çıkış yapan ekip diskalifiye edilir.

Kayıklar bitiş çizgisini geçtikçe sesli bir işaret verilir. Her bir yarışta 3 hakem görev yapar. İki kayık aynı anda çizgiye varırsa aynı sırada yer alırlar.

Tüm önde gelen parkurlar insan yapımı ve özel olarak hazırlanmıştır. Rüzgardan korumalı ve dalgasız olmalarına özen gösterilmiştir. 2000 Sydney Olimpiyatlarında parkurun toplam uzunluğu 2300 mt olmakla beraber yarış için 2000 mt.si ayrıldı

Yarış parkurunda 9 kulvar yer alıyor. Ama bunların sadece altı tanesi yarış için kullanılacak. Her bir kulvar 13.5 metre genişliğinde ve parkur boyunca çeşitli renklerdeki şamandıralarla geriye kaç metre kaldığı yarışçılara bildirilir.

 

 



 
Vizdan FuLL fiLm izLe


SıLa ALain DeLon Feat. Ozan DoğuLu


Dini ve MiLLi BayramLar


Sevcan Orhan Bir Gönüle Aşk Girince izle


Kuran-ı Kerim 14. Cüz


MevLid KandiLi


3 Şubat Çarşamba 2012 MevLid Kandili


LaLe Devri 57. Bölüm Full izle


Yer Gök Aşk Dizisi Son BöLüm izle


Pis Yedili 14. BöLüm Full izlesene


Sohbet Girişi

 

Nick

 

Sifre

Şifreniz Yoksa Boş Bırakın

 
 
      

 

 

sohbet
">

Sohbet - Chat Kanalı - Chat - Chat Kanalları Rejim Rejimdiyetci.com

Copyright © 2009 Tüm HakLarı SakLıdır Turkiye Ajans İnternet Hizmetleri

Facebook'ta Paylaş