
Rabbimizin
bize ihsan ettiği sonsuz nimetlere karşı en güzel şükür, namaz
kılmaktır. Çünkü, sayısını bile bilemediğimiz ve ardı arkası kesilmeyen
nimetlere, ölünceye kadar hiç bitmeyen ve günde beş vakit namazla
karşılık verebiliriz. Rabbimiz, sonsuz nimetler vermesine
karşılık bizden çok az, çok hafif, çok kolay ve çok rahat bir ibadet
olan namaz kılmamızı istiyor.
Beş vakit namaz sadece bir saatimizi alıyor. Üstelik Rabbimiz namaz
kılana sonsuz bir saadet yurdu olan Cennette yaşama mükâfatı veriyor.
Peki bizler, yani Allah (c.c) tarafından yaratılmış en iyi varlık olan
biz insanlar! Sizce bize verilen sonsuz ve çok güzel nimetlere karşılık
verebiliyor muyuz? Güzelliği ve kolaylığı tartışılamaz olan İslam
dinine ne kadar hizmet edebiliyoruz?
Şunu da unutmayalım: Bir göz, bir ayaktan çok daha gerekli ve önemli.
Bir kalp ve beyin ise, gözden ve kulaktan değerli. Akıl ve ruh ise
hepsinin üzerinde. Hele ebedî hayatı bize kazandıran iman nimetinin
değerini hiçbir şeyle ölcebilir miyiz?
İşte biz böylesine muhteşem nimetlerle kuşatılmışız. Bir kıssadan
hisseyi sizinle paylaşmak isterim. Bütün hayatını ibadetle geçiren bir
zat vefat edince Cenâb-ı Hak şöyle sormuş: ''Ey kulum, sana
merhametimle mi muamele edeyim, yoksa yaptığın ibadetlerle mi?'' Adam
bütün hayatını ibadetle geçirdiği için, ''İbadetlerimle Ya Rabbi''
cevabını vermiş.
Melekler yaptığı ibadeti bir bir hesaplamışlar. Bir de ne görsünler?
Adamın ibadetleri bir gözünün şükrü için bile yeterli değil ve
Cehenneme gitmesi gerekiyor. Fakat pişman olup yalvarıyor ve Cenâb-ı
Hak affederek Cennet'e götürmelerini emrediyor.
Allah bizi böyle kendi ibadetimize güvenmekten korusun.
AMİN.AMİN.AMİN....SELAMETLE İNŞAALLAH....
yARen

|