Anadolu Selçuklu Devleti

Anadolu Selçuklu Devleti, Büyük Selçuklu Devleti’nin Malazgirt Savaşına müteakip olarak Anadolu’ya ayak basmasından 6 yıl sonra İznik’e kadar ilerleyen Selçuklu komutanı Kutalmış Süleyman Şah tarafından bağımsızlığı ilan edilen Türk Devletidir. Anadolu Selçuklu Devleti, İlhanlı Devletinin Anadolu’ya taarruzlarıyla yıkılmış, beyliklere bölünerek Osmanlı Devletinin temellerini meydana getirmiştir.

Büyük Selçuklu Devleti, en parlak dönemini yaşadığı Melikşah döneminde Anadolu’ya ayak basmış, Bizans’ın Anadolu’daki toplumları bir tür sömürge sistemiyle idare ettiği bu coğrafyayı yurt haline getirerek İç Asya’dan başlayan serüveninde Batı sınırlarına ulaşmıştı. Malazgirt Zaferinin mimarı Sultan Alparslan’ın 1072’de erken ölümü üzerine yerine geçen oğlu Melikşah, kumandanlarına talimat vererek emir beklemeksizin Anadolu içlerine akınlar düzenlemeleri için talimat vermiş, Bizans tarafından sömürge haline gelmiş olan Anadolu coğrafyası Selçukluların yeni yurdu haline gelmeye başlamıştı.

1072 yılından itibaren başlatılan Selçuklu akınları Sultan Melikşah’ın emri ile ayrı ve bağımsız ordularla idare ediliyor, Anadolu içlerine ilerleyen Selçuklu orduları, kumandanlarının idaresinde Anadolu’yu Türk Yurdu haline getiriyorlardı. Anadolu seferlerinde görevlendirilen komutanlardan en çok göze çarpanı Kutalmış Oğlu Süleyman Han’dı. Süleyman Han, Büyük Selçuklu Devletinin temellerini atan Selçuk Bey’in torunu Kutalmış Han’ın oğlu idi. Kutalmış Han, babası Arslan Bey ile birlikte Gazne Devleti tarafından esir alındığı dönemde hapisten kaçmış ve ülkesine dönmüş ancak Arslan Bey’in yokluğunda ülkenin hâkimiyeti Arslan bey’in yeğenleri Tuğrul ve Çağrı beylere geçmişti. Saltanat ailesinin değişmesine rağmen hem Kutalmış Han hem de ardılları saltanat beklentilerinden vazgeçmemişlerdi. Zira Kutalmış Han, Tuğrul Bey’in vefatından sonra saltanat mücadelesine girişmiş ancak muvaffak olamayarak Sultan Alparslan Tarafından öldürülmüştü.

Kutalmış Han’ın oğlu Süleyman Şah da babası Kutalmış gibi saltanat sahibi olmak için çabalar sarf ediyordu. Dolayısıyla olası bir saltanat mücadelesinde saltanat makamına göz dikmesi kaçınılmazdı. Güçlü bir kumandan olan Süleyman Şah, hem saltanat makamından uzaklaştırılmak hem de kendisine bağlı olan güçlü ordusundan istifade etmek amacıyla Anadolu Seferlerinde görevlendirildi. Anadolu içlerine gerçekleştirilen taarruzlarda en çetin mücadeleleri verende Süleyman Şah olmuştur. Sadece 3 yıl içerisinde 700 Km’lik bir hat üzerinde ilerleyerek 1075 yılında İznik’e kadar ulaşmıştır.