58 Kez Bakılmış

Aşık Veyselin Hayatı 1894-1973

 

AŞık Veysel

1894-1973. şarkıŞla’nın Sivrialan köyünde doğdu. Asıl adı Veysel şatıroğlu’dur. 7 yaŞında yakalandığı çiçek
hastalığından dolayı bir gözünü, daha sonra bir kaza sonucu, az gören öteki
gözünü yitirdi. Okula gitme olanağı bulamadı.

Evlerine sürekli olarak gelen aŞıklardan dolayı türküyle ve bağlamayla
ilgilendiğini gören babasının aldığı bağlama Veysel’in yaŞamına eŞlik etti. İlk bağlama derslerini de
babasının arkadaŞı ÇamŞıhılı Ali’den
aldı. Yunus, Karac’oğlan, Dertli, Erzurumlu Emrah
gibi aŞıklardan etkilendi ve türkülerinde onlarla olan duygu yakınlığını
yansıttı.

Önceleri usta malı türküler söyleyen AŞık
Veysel, 40 yaŞlarına
doğru kendi Şiirlerine ağırlık vermeye ve türküleŞtirmeye baŞladı. 1931 yılında gerçekleŞtirilen AŞıklar Bayramında adı duyulan ve 1933 yılında Atatürk için söylediği bir türküden sonra özellikle Ahmet Kutsi Tecer’in de yardımıyla
giderek tüm Türkiye’de tanınmaya baŞladı. Bu yıllar aynı zamanda Veysel’in kendi türkülerini söylemeye
yönelmesi anlamında bir geçiŞ dönemi olarak sayılabilir. Bu döneme dek köyünden
hiç çıkmayan AŞık Veysel bunu
izleyen yıllarda Türkiye’nin birçok yöresini dolaŞarak kendi yöresi dıŞında da
insanlara türkülerini aktarma fırsatı buldu.

1952 yılında İstanbul’da
kendisi için büyük bir jübile yapılan AŞık
Veysel’e, 1965 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin özel
bir kararıyla aylık bağlandı.

Türkülerinde kendi özgü bir içtenlikle doğadan insan sevgisine hemen her konuyu
iŞleyen AŞık Veysel, İstanbul Radyosunun ilk yayınlarında
da türkü söyledi. 1941-46
arasında, AŞık Ali İzzet’le
birlikte Köy Enstitülerinde
halk türküleri ve bağlama dersleri verdi. Zamanla Veysel ve Ali İzzet’in
temsil ettiği bağlama çalma ve türkü söyleme biçimi baŞlıbaŞına bir tavır
olarak yerleŞti.

Önceleri yöresindekiler sonra Türkiye’nin her yerinden aŞıklarla karŞılaŞtı,
tanıŞtı. Ölümüne dek de sürekli olarak yaŞlı, genç aŞıklar tarafından ziyaret
edildi.

AŞık Veysel’in önemli sayılan
ancak pek bilinmeyen bir özelliği de köyünde ilk kez meyve bahçesi kuran ve
meyve yetiŞtiren kiŞi olmasıdır.

AraŞtırmacılara göre bağlamanın ilk düzeni olarak kabul edilen ve aslında AŞık Süleyman tarafından kullanılan
ancak AŞık Veysel aracılığıyla
yayıldığından dolayı aŞıklama
düzeni (la-re-mi), »Veysel Düzeni« olarak da bilinir.

AŞık Veysel’in Şiirlerinin
toplandığı

»DeyiŞler« (1944), »Sazımdan Sesler« (1950), »Dostlar Beni
Hatırlasın
«  (1970) ve
ölümünden sonra
»Bütün şiirleri«  (1984) adlı
kitaplar yayınlandı.