156 Kez Bakılmış

Bilgisayar tarihçesine bir göz atarsak

Bilgisayar

Ttarihçesine bir göz atarsak,
bilgisayar fikrinin çok eskilere dayanmadığını görürüz. Daha 1830′larda Charles
Babbage (1792-1871) fark makinesini ve ardından analitik makineyi yapmasıyla
hesaplama iŞlerinin elektro mekanik araçlara yaptırılması ve sonuçların elde
edilmesi görüŞü doğmuŞtu. Charles Babbage yaptığı bu makineler ile baŞarılı
sonuçlar elde edememesine rağmen, bilgisayarların temelinin onun tarafından
atıldığı kabul edilmektedir.

1850 yılında George Boole
kendi adıyla anılan ve sadece 1 ve 0 rakamlarının kullanıldığı Boole Cebiri
sistemini bularak, bilgisayarların geliŞimi üzerinde önemli rol oynamıŞtır.

1890′da Herman Hollerith
tarafından, delikli kartlarla bilgilerin yüklenebildiği ve bu bilgiler üzerinde
toplama iŞlemlerinin yapılabildiği bir elektro mekanik araç geliŞtirdi. Bu
hesaplayıcı ABD’nin 1890 nüfus sayımında baŞarılı biçimde kullanıldı.

İlk analog bilgisayar
1931 yılında Vannevar Bush tarafından gerçekleŞtirildi. Buna karŞılık, ilk
sayısal bilgisayarı George Stibiz 1939′da New York’taki Bell Laboratuvarında
üretti. Stibiz ikili sistemi bu makinaya
uygulayarak komplex sayılarla aritmetik iŞlemler yapılmasını sağladı.

Bilgisayarlar konusunda
en önemli ve hızlı geliŞmelerin 2. Dünya SavaŞından sonra baŞladığı görülüyor.
Haward Aitken IBM ile iŞbirliği yapmak suretiyle 1944′de MARK I’i tamamladı. Bu
bilgisayar küçük kapasiteli olmasına rağmen o günün koŞullarında büyük bir
baŞarı olarak kabul edildi. MARK I’e bilgiler delikli kartlarla veriliyor ve
sonuçlar yine delikli kartlarla alınıyordu.

Bir grup bilim adamı
tarafından 1945′de ENIAC isimli bir bilgisayar yapıldı. ENIAC askeri amaçlar
için geliŞtirildi. Radyo lambaları kullanılıyordu ve MARK I’e göre oranla
oldukça hızlıydı. Bu bilgisayar ile elektronik bilgisayara geçiŞ baŞlamıŞ ve
mekanik donanım yerini elektronik devrelere bırakmıŞtır.

Ticari amaçlarla
kullanılabilen ve seri halde üretimi yapılan ilk bilgisayar UNIVAC I oldu. Bu
bilgisayarın giriŞ-çıkıŞ birimleri manyetik bant idi ve bir yazıcıya sahipti.
Aynı yıllarda IBM 701 bilgisayarı piyasaya çıktı. Bu bilgisayarın vakum tüplü
ve basit biçimde programlanabilen bir yapısı bulunuyordu. IBM firması 1958′den
itibaren bilgisayarda vakum tüpleri yerine diot ve transistorları kullanmaya
baŞladı. Buna bağlı olarak daha küçük, hafif ve daha az ısınan bilgisayarlar
pazarlandı. Ayrıca bilgi depolama ortamları olarak disk ve tamburlar
kullanılmaya baŞlandı.

1964 yılından itibaren
transistorların yerini bütünleŞik devrelerin alması bilgisayar alanındaki
geliŞmelere ivme kazandırmıŞ; daha hızlı, güvenilir
ve maliyeti daha ucuz bilgisayarlar üretilmeye baŞlanmıŞtır. 1970 yılından
itibaren geniŞ çapta bütünleŞik devrelerin kullanılmaya baŞlanmasının
bilgisayar devrimine yeni boyutlar kattığı görülmüŞtür. Özellikle 1993 yılından
itibaren geniŞ bellekli ve hızlı bilgisayarlar yanı sıra güçlü programlama
dilleri ve iŞletim sistemlerinin ortaya çıktığı dikkatleri çekmektedir. Artık
eski bilgisayarlarda kullanılan çekirdek bellek yerine daha ucuz manyetik iç
bellekler kullanılmakta ve bilgisayar maliyetleri gün geçtikçe düŞmektedir.