GebeLik Hakkında BiLgiLer

Hamile kaldığınızı öğrendiğiniz andan itibaren, sağlıklı bir gebelik
dönemi geçirmeniz için ne zaman, hangi test yaptırmanız gerektiğini
bilmelisiniz.

Hamilelik süreci ile ilgili doğru bilinen yanlıŞlar ve diğer
konularla ilgili olarak Anadolu Sağlık Merkezi AtaŞehir Tıp
Merkezi’nden Kadın Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Meltem Çam, on soruda
bilgi verdi.

Anne adayı size geldiğinde ilk olarak hangi testleri yapıyorsunuz?
Gebelik baŞladıktan sonra ilk etapta yani beklenen adet günü geçtikten
sonra, gebeliği tespit için kanla ya da idrarla bir gebelik testi
yapıyoruz. Ultrasonla gebeliği tespit etmeye çalıŞıyoruz. Gebeliğin
ultrasonla ilk değerlendirilmesi son adetten 5 hafta sonra yapılıyor.

İlk üç ay içinde baŞka testler uygulanıyor mu?
İlk üç ay içerisinde herhangi bir genetik anormallik olup olmadığını
belirlemek için yaptığımız ilk test, ikili test dediğimiz tarama
testidir. Bu testle, kanda iki tane özelliğe bakıyoruz. Annenin kanına
bakılırken ultrasonla da bebeğin bazı ölçümleri yapılıyor. Bebeğin
ensesindeki kalınlığa bakılıyor. Çünkü ense kalınlığı arttığı zaman
bebeklerde bazı genetik anormallikler ya da kalp anormalliklerinin
riski artıyor.

Bu anormallikler neler olabiliyor?
Sık bilinen Down sendromu var, yani Mongolizm. Bir de daha ender
görülen trizomi 13 ya da 18 dediğimiz, döllenme sırasında oluŞan
genetik kodlama hataları görülebiliyor. Bizi en çok rahatsız eden ise
Down sendromu. Çünkü Down sendromlu doğan bazı çocuklar, uzun yıllar
yaŞayabiliyor, eğitim alabiliyorlar. Ama bir ailenin Down sendromlu bir
bebek sahibi olması gerçekten çok sıkıntılı bir durum. Biz bu sorunu
tespit edebiliyoruz. Eğer ailenin onayı varsa, doktor onayı da varsa
gebelik 3-3,5 aylıkken sonlandırılabiliyor. Fakat bu bebeklerin
doğduktan sonra yaŞama olanağının olması, gebeliğin sonlandırılmasını
tartıŞmalı bir konu haline getiriyor.

İkili testten sonra hangi testler yapılıyor?
İkili testten sonra 16. ve 19. haftalarda üçlü test var. YaklaŞık
olarak gebeliğin 3,5 ayında ikili teste benzer Şekilde anne kanı
alınarak yapılan bir testtir. Fakat her iki test için de bunların
tarama testleri olduğunu belirtmemiz gerek. Anneden kan alarak bebekle
ilgili fikir sahibi olmaya çalıŞıyorsunuz. Bu testler hiçbir zaman
yüzde yüz kesin sonuç vermiyor. Ancak size istatistiki veri sağlıyor.
Böyle bir çocuk sahibi olma riskiniz binde bir ya da yüzde bir gibi. Bu
risk hep vardır. Bu riski ortadan kaldıramazsınız. Tarama testi olduğu
için annenin kuŞkularını da aslında ortadan kaldırmaz.

Yüzde 100 tespit sağlamak için ne yapılabilir?
3,5-4 ay olduğunda anne karnından ince bir iğneyle girip bebeğin
suyundan örnek alınabiliyor. Bunu tahlile gönderiyoruz ve bebeğin
genetik yapısı inceleniyor. Bu yöntem bebek hakkında genetik olarak
yüzde 100 kesin bilgi veriyor. Biz buna amniyosentez diyoruz. Aynı
Şekilde bebek kanı alınarak da yapılabiliyor fakat bunun düŞük riski
daha yüksektir.

Gebelikte diyabet riski çıktığında ne tür önlemler alınıyor?
Gebeliğin 24–28 haftaları arasında 50 gr. Şeker yükleme testini
yaptıktan sonra sonuç belli bir sınırın üzerinde çıktıysa hastayı
doğrudan gebeliğe bağlı diyabet olarak kabul ediyoruz. 50 gram yükleme
de bir tarama testi ve onun da bir yanılma payı var. Eğer bu testte
yüksek çıkarsa bizi yanıltmasın diye bir de 100 gram yükleme testi
yapıyoruz. Bu yüklemeyi herkesten istememe nedenimiz ise güç olmasıdır.
3 saat takip gerektirir. Bunların sonucunda hastanın gebeliğe bağlı
diyabetli olduğuna karar verdiğimizde ilk etapta hastaya diyet
öneriyoruz ve kontrole alıyoruz. Diyetle Şekerini kontrol altına
alırsak devam ediyoruz. Ama diyetle halledemezsek o zaman insülin
kullanmaya baŞlıyoruz. İnsülin kullanmamızın nedeni de insülin bebekle
anne arasındaki bariyeri aŞmıyor.

Gebelikte diyabet, ne tür riskleri beraberinde getiriyor?
Bebek sürekli çok Şekerli bir ortamda olduğu için normalden fazla
büyüyor. Doğum travmaları artıyor. Çünkü o kadar büyük bir bebeği
doğurmaya çalıŞtığınızda normal doğumda hem anneye hem de çocuğa zarar
verebiliyor. Diyabetik bebeklerin kiloları genelde gövde ve omuz
çevresinde oluyor. Bebeğin kafası çıkıyor ama ondan sonra omuz
takılıyor ve çok büyük bir risk oluŞturabiliyor. Bebeğin iri olmasını
sezaryenle aŞabilirsiniz. İkinci problem bebeklerin akciğerlerinde
bulunan sürfaktan denilen bir madde var ve bu madde akciğerlerinin
düzgün geniŞleyip, düzgün solunum yapmasını sağlıyor. Diyabetik
bebeklerde akciğer geliŞimi de problem oluyor. Akciğerler daha geç ve
güç geliŞiyor. Bu bebekler, akciğer geliŞimi problemi yaŞıyorlar.
Diyabetik annelerin de bebeklerinde bazı anormallikler görülebiliyor.
Kalp problemleri daha sık görülüyor. Diyabetik annelerin bebeklerinde
28. haftada mutlaka fetal eko da yapmak gerekiyor.

Erken doğum riski dönemi bittikten sonra, gebeler hangi aŞamalardan geçiyor?
28. haftadan sonra erken doğum riskinin bittiği dönem olan 37. haftaya
kadar hastayı özel durumlar haricinde idrar tahlili ve kan sayımlarıyla
takip ediyoruz. 37. haftadan sonra önemli olan doğum zamanını tespit
etmek ve sağlıklı olarak bebeğin doğumunu sağlamaktır. 37. Haftadan
sonra bebeğin büyüklüğünü ultrasonla takip ediyoruz. Bebeğin içinde
bulunduğu su kesesine bakıyoruz; çünkü su miktarı önemli. Bir de
kardiyotokografi dediğimiz bir alet var, bebeğin kalp atımlarının
düzenli olup olmadığını kontrol ediyoruz. Bebeğin kalp atımları da çok
önemli, çünkü bebek anneden rahat oksijen alabiliyorsa kalp atımları da
normal oluyor. Fakat bir sorun varsa annenin doğumunun baŞlamasını
beklemeden müdahale ederek bebeğin doğumuna karar veriyoruz.

Gebelikte vajinal muayenenin yanlıŞ olduğuna dair bir inanıŞ var. Bu ne kadar doğrudur?
Biz gebe hastayı gerek vajinadan elle muayene ettiğimizde, gerekse
vajinadan ultrasonla baktığımızda hasta tarafından bir dirençle
karŞılaŞıyoruz. Özellikle hastanın kanaması olduğunda ya da düŞük
Şüphesi olduğunda doğru kararı verebilmek için mutlaka bu muayeneleri
yapmak gerekir. Sadece bebeğin eŞinin (plasenta) aŞağıda olduğu özel
durumlarda bu muayeneler sakıncalı olabilir.

Cinsel iliŞki kaçıncı aya kadar normal Şekilde devam edebiliyor?
Erken doğum ya da düŞük tehdidi varsa hastaya cinsel iliŞkiyi
yasaklıyoruz. O da sadece sperm faktöründen dolayıdır. Onun dıŞında
bilgi olarak son bir aya kadar anne adayları normal bir Şekilde aktif
cinsel hayatına devam edebilir.