RADYO’nun Tarihçesi

 

RADYO

Sesi, atmosfer içinden, Hertz dalgaları aracıyla çok
uzaklara ulaŞtırılan alet. Radyoya ses dalgalarını elektrik dalgaları haline
çevirir; ya da elektrik dalgalarını atmosferden derleyerek ses dalgaları haline
koyar. Bu bakımdan, a – verici radyo, b – alıcı radyo olmak üzere iki çeŞit
makineden meydana gelmiŞtir.

Radyo vericilerinde sönümsüz yüksek frekanslı titreŞimli akımlar kullanılır.
Ses ve söz titreŞimlerinin genlik ve frekansları çok karıŞık bir Şekilde
değiŞtiğinden bunları kesikli elektromagnetik dalgalarla iletmek mümkün
değildir. Radyo yayımlarında kullanılan sönümsüz yüksek frekanslı titreŞimli
akımların verdiği elektromagnetik dalgalar ses titreŞimleri için taŞıyıcı dalga
vazifesini görürler. Bu taŞıyıcı dalga, verici radyo istasyonunda mikrofon
vasıtasıyla değiŞime uğrar. Bunun için önemsiz titreŞimli akım devresine eden
bir mikrofon karŞısında ses meydana gelir. Ses titreŞimlerine uyarak değiŞen
mikrofon akımı, sönümsüz yüksek frekanslı titreŞimli akımın sabitgenliğini
değiŞtirir. Radyo alıcıma antenine gelmiŞ olan değiŞime uğramıŞ elektromagnetik
dalgalar, alicinin devresinde yüksek frekanslı titreŞimli akım meydana getirir.
Bu akım dedektör aracıyla bir yönlü akım haline geçer. Yayımlanan ses
titreŞimlerine göre değiŞen bu akım, kulaklığın levhasını titreŞtirir. Bu
titreŞimlerin genlikleri radyo alıcısının kulağımdan akım genel olarak çok
zayıf olduğundan, bu akımı Şiddetlendirmek için kulaklık yerine radyo
alıcılarında hoparlör kullanılır.

Bugünkü radyo alıcıları, radyo yayınlarını yapan istasyonların dinlenmesi için
gerekli bütün elemaları oldukça küçük bir hacim içinde toplamıŞlardır.