Ben nice ayrılıklar gördüm

Ben nice ayrılıklar gördüm ömrümceKuŞlar gördüm; kırılmıŞ kolu, kanadıAyrı düŞmüŞ sevdiğinden kuŞlar gördümHiç bir ayrılık bana bu kadar komadı
Ayrılığın bir ağrıdır vurur ŞakalarımdaVe büyür gözlerimde bir okyanus kadarDerinden ses verir içimde bir telSonra, birdenbire kırılır, koparYeryüzü çekilir altından ayaklarımınGeçer baŞıma çöken bir tavan gibi gökyüzüDurmadan çalınır kulaklarımdaşarkıların en hüzünlüsüSeni alıp uzaklara giden otobüsBenim üzerimden geçer hıŞımlaDevrilir, bakakalırım ardındanBir sel gibi akan gözyaŞımda…Artık ne yapsam boŞ, teselliler faydasızKaranlık gitgide en derinlere çeker beniÇaresiz, bütün sokaklarında bu ŞehrinBöyle periŞan beklerim dönmeni

DolaŞır birbirine yorgun ayaklarım
Ellerimi koyacak bir yer bulamam
Nereye gitsem, en koyusu acıların
Ne yana baksam, çıldırtan bir akŞam

İstesem ben bu ömrü, bu talihi istemem
Böyle durup durup senden ayrılmak varsa
Orada bir mezar kazılır benim için
Ayrılığın nerede baŞlarsa…

Durmasını hiç bekleme Şiirlerimin, Tek noktamı diri diri gömdüm ben Özlediğini hele hiç söyleme, Gittin gideli sağır olmuŞ üç noktayım ben … Boğazımda yanan türkülerle besliyorum seni, Hasretimin kıyı kentinde dağlanıyor yüreğim, Ve kor oluyor tenimin her zerresi, Gittin gideli eceline susayan bir Şair’im ben… Hep yutmam için çabaladın sevinçlerimi Hep kırmaya gelmiŞtin kalbimi BoŞuna uğraŞma yıkmaya benim kalelerimi Fatih’in Kollarındaki istanbul’um ben… Ciğerim’i her gece ihanet’inle yaktın, DüŞüme düŞtün yinede seni hiç kanatmadım, Her Şey’e rağmen unuturum diyorsan sevgili, Kaderdir benim lakabım yazılır silinemem ben…

yARen